← anasayfa

Masuniyet — Mikko Harvey

Konan uğurböceği
burnuna bir keresinde
dördüncü sınıfta
ve durmuştu orada bir dakikalığına, tam ucunda,
iyi. Bazen burnunun delikleriyle
yaptığın o tik
(gergin olduğunda onları genişletmen)
mühim değil. Partiden kaytarman, arkadaşlarına yalan söylemen, ve çay içip durman
yatağında önemli değil. Sorun değil,
Gregory’nin e-postasına asla cevap vermemen.
Gregory duş alıyor tam şu an.
Aklının ucundan bile geçmiyorsun Gregory’nin.
Aleyhindeki deliller
seni mahkum edemez. Hatta küçük beyaz
haplar bile affedilebilir — bilmiyorlar
onlar ne yaptıklarını.
Fakat sen, sen biliyorsun.
Dikkat edebilirsin ellerinin neyi seçtiğine.
Uğur böceği müteşekkir sana onu ezmediğin için;
dünyanın teşekkür etme şekli
uçup gitmektir, bir ağaca
yeşilliği gür, gözden uzak,
öldüğü ve doğduğu, öldüğü ve doğduğu
sürekli bir döngüde —
neydi o şarkının ismi?
Neydi o ayın ismi
kendini sevmeyi bıraktığın?
Bir süreliğine?
Saat kaç? Tekne kalktı mı?
Evet,
tekne kalktı.
Gidiyor tekne uzun, yavaş
bir yolculuğa nehir boyunca.
Sonra, gelecek tekrar.