uslamlamak
quid rides? mutato nomine de te fabula narratur.
Neredeyiz? - Giorgio Agamben
Cehennemdeyiz. Bunun farkındalığından yola çıkmayan her türlü söylem basitçe temelsizdir. İçinde bulunduğumuz daireler dikey bir şekilde düzenlemiş değil, dünyaya dağılmışlardır. İnsanlar her nerede bir araya gelseler, orada kendi kendilerine cehennemi üretirler. Daireler ve hendekler her yanımızdadır, tıpkı Goya’nın caprichos çizimlerindeki gibi, onları yöneten canavarları ve şeytanları tanırız.
Bu cehennemde ne yapabiliriz? Çok fazla bir şey yapamayız ya da Italo’nun bahsettiği cehennemin ortasında cehennem olmayan, iyi olan küçük parçaları korumakla yetinemeyiz. Çünkü bu parçalar da tamamen ya da kısmen kirlenmiş haldedirler — hiçbir durumda, no te escaparas. Bunun yerine dur, sessiz ol, gözlemle ve doğru anda, konuş, cehennemin dayandığı yalanlar perdesini yırt. Çünkü cehennemin kendisi bir yalandır, cehennem-olmayana, neşeli, yalın, anarşik varoluşa giden geçidi kapatan tüm yalanların yalanıdır.
Devlet-olmayana/Hal-olmayana [maio stato] doğru olanı, sanki en başından beri kaçınılmaz bir şekilde içine yazıldığımız hendekler ve daireler dışında hiçbir imkan yokmuş gibi kendi haliyle/devletiyle [state] kaplar. Devletin/Halin ortadan kalktığı, imkanın, tek hakiki gerçekliğin çağladığı o nokta/delik, o eşik olun.
Bu, tıpkı şeytanların sizi yapmaya çağırdığı gibi, mümkün olanı gerçekleştirmek değil fakat gerçeği mümkün kılmaktır. Etrafınızdaki cehennemi gürültüde herkes, mümkün olanı şeytanca, teknik olarak ve ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmeye çalışırken sizin için her durum, her şey, her bir çimen yaprağı, eğer onları kendi hakikati içinde idrak edebilirseniz, yeniden, sessiz ve berrak bir biçimde mümkün hale gelir.
Giorgio Agamben